• sergey karjakin

    3.
    Kazanamazsa berabere kalıyor adam. En son wesley so maçında hiç umudun olmadığı bir anda maçı berabere bitirmeyi başardı yine.
    ... erksyn
  • 3 haziran 2017 juventus real madrid maçı

    34.
    iki takım da hata yapmamak için tedbirli oynayacaktır 90 dakika berabere biter uzatmalar da ya berabere biter ya da real alır.
    ... erksyn
  • fakirliğin anlaşıldığı anlar

    42.
    Alkollü içecek alıcağım zaman zevkime, tadına göre değil, hangisinin içinde daha çok alkol var onu hesaplayarak alıyorum lan ben.
    1 ... erksyn
  • sözlüğün yeni tasarımı

    11.
    Şık olmuş.
    -3 ... erksyn
  • küçücük çocuğun pipisini kesmek

    5.
    Okuma yazması olan arkadaşlar zaten anlayacaktır ki yazıda islamla ilgili bir şey geçmiyor.
    1 ... erksyn
  • küçücük çocuğun pipisini kesmek

    1.
    Hiç bir rızası alınmadan çocuğun bir uzvunu kesmektir. Hem de bunun ona hiç bir faydası yoktur. Toplumda fazladan bir deri parçasının kesilmesi olarak gösterilse de o kesilen parça, içinde sinir uçlarının, kan damarlarının, salgı bezlerinin bulunduğu bir mekanizma.

    Sünnetin faydası bile olsa çocuk kendi kararlarını verebilecek yaşa geldiğinde yapılmalıdır. Kadın sünnetinden hiç bir farkı oşmayan saçma sapan bir gelenek bu.

    Doktorların görüşleri alınarak hazırlanmış bir yazı:

    https://sunnetinzararlari.wordpress.com

    Edit: adam yazının tek kelimesini okumadan kesilen deri fazlalık diyo ya.
    6 -6 ... erksyn
  • başımda bir çocuk kalk abi diyor kars a geldik

    6.
    Orjinali diyarbakırdı sanki.

    bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapı'da. babası zabıtaydı. alkolik hasta bir adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu, anasıyla yoksul, perişan. bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bir şeyler. bir de zagor vardı. bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filmciydi yeşilçam'da. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı. sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan… nikâhlandık. iki taksi bir dükkân verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bir gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bir etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bir bluz, saçlar maçlar… pırlanta anlayacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bir soruşturma… dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagor'a kesikmiş. zagor da kaftiden içerde o sıra. bir gün süslenmiş püslenmiş; zırt geçti dükkânın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs, otobüs, geldik sağmalcılar'a; benim içimde bir sıkıntı. işi anladım tabii; zagor'u ziyarete gidiyor. bir tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım, çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içeriden çıktı. sonra bir duyduk; kaçmış bunlar. altı ay mı bir sene mi; kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkâna gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bir daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor. biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle… önce öldü dediler zagor'a, sonra komalık. ankara'da oluyor bunlar. bizimki bir gün çıkageldi mahalleye. zagor içeride, en iyisinden müebbet. bir sabah dükkâna geldim, baktım bu oturuyor. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornaya değmiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bir surat. ama bu sefer başka güzel orospu; orhan'ın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagor'a avukat tutacakmış. ileride öderim dedi. esnafız ya biz de, nasıl diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bir şey oturdu; ağlamaya başladım, ama ne ağlamak… işte o gün bu günden beri bu orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagor'a müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyor. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım; ben de onun peşinden. önce dükkân gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu durmuyor hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyor milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagor'a bakarız; yok. kancık köpek gibi izini sürüyor itin. ne yaptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbul'a. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kâr etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi. bir keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu; hamile. beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, oh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyor. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyor başka bir şey demiyor. sinop'ta oluyor bunlar. ben de döndüm istanbul'a. doğumuna yakın, zagor bir isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevi'ne postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyor gene; o haliyle kalk git sen diyarbakır'a, üç gün ortadan kaybol… herif kafayı yiyor tabii. dönünce bir dayak buna; eşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyor. uzun zaman anlaşılmamış. ortaya çıkınca bir gece esrarı çekip takıyor herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakır'a, zagor'un peşine. allah'tan herif delikanlı çıkıyor da şikâyet etmiyor. ben o ara istanbul'da taksiden yolumu buluyorum. epey bir zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagor'un diyarbakır cezaevi'nde olduğunu duymuştum o sıra. bir gece bir büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabii. bir ara gözümü açıp baktım; karlı dağlar geçiyor. bir daha açtım, başımda bir çocuk; kalk abi, diyarbakır'a geldik diyor. baktım, sahiden diyarbakır'dayım. bir soruşturma. kale mahallesi vardır oranın; bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bir şey demedik. o gece oturup düşündüm. 'oğlum bekir' dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte.
    ... erksyn
  • ösym

    978.
    https://youtu.be/evyFmAGUpIk
    ... erksyn
  • görülmeyen periler vardır inanmayan kafirdir

    3.
    Şüphesiz ki kalp gözleri kapalı olanlar perileri inkar edecektir.
    1 ... erksyn
  • en iyi türk gitaristler

    15.
    1. Asım can gündüz
    2. Yavuz çetin
    3. Metin türkcan

    Ve en kıymeti bilinmeyeni selim ışık tır bana göre. Demir demirkan yazan vurduruyodur bu arada.
    ... erksyn
  • chapman guitars

    2.
    https://www.andertons.co....pro-modern-in-satin-lunar

    Vay amk diyorum adamlar yapmış. Türkiyede satan yok bu gitarlardan andertons buralara gönderiyor mu ki?
    -1 ... erksyn
  • allah yoksa çanakkale savaşını kim kazandırdı

    1.
    Poseidon.
    1 ... erksyn
  • 13 nisan 2017 olympique lyonnais beşiktaş maçı

    198.
    Spiker amk ahsgaodpaödöakdja.
    2 ... erksyn
  • pharmaton

    126.
    Ygs ye hazırlanırken 1 ay düzenli olarak kullandım hiç bir ile yaramadı hatta ekstra açlık ve yorgunluk hissettim kullandığım süre boyunca. Tavsiye etmem.
    2 ... erksyn
  • karları temizlenen arabanın başkasının çıkması

    5.
    Önce plakasına bakmak zor değil.
    ... erksyn
  • 119 un asal olmaması

    1.
    Bir 247 nin asal olmaması kadar ilginçtir.
    2 -1 ... erksyn
  • en iyi konu anlatımlı ygs matematik kitabı

    5.
    Palme. Bunu bitir en az 20 yaparsın.
    ... erksyn
  • dinamo kiev 6 beşiktaş 7

    1.
    (bkz: hayal)
    ... erksyn
  • 6 aralık 6 sıfır

    2.
    Dur bakalım 11 dakika var.
    1 ... erksyn
  • fabricio agosto ramirez

    88.
    Ulan beşiktaşa değil bu adama üzülüyorum. Yediği gollerden sonra o kadar içten ve gerçek bir şekilde üzüldü ki içim parçalandı amk.

    Şöyle herkesi çalımlayıp gidip gol falan atsa keşke.
    16 ... erksyn
  • yeni şeyler getiriyorum